Savaşı’nı başlatması için seçerek Anadolu’ya göndermediğini, “Mustafa Kemal’i Anadolu’ya gönderen kabineye uydum” diyerek itiraf etmiştir.[5]
Ayrıca Vahdettin’e çok yakın olan Başkatip Ali Fuat Bey de anılarında Vahdettin’in Kurtuluş Savaşı’nı planladığına yönelik en ufak bir bilgi kırıntısına bile yer vermemiştir.[6]
Anılarında Vahdettin’le ilgili çok küçük ayrıntılara bile yer veren Ali Fuat Bey’in böyle önemli bir noktayı kaçırması imkansızdır.
Son zamanlarda “resmi tarih eleştirisi” adı altında bazı tarihçiler ve yazarlar yeniden bu “güdük tezi” dillendirmeye başlamışlardır. Örneğin Murat Bardakçı, Vahdettin’i anlattığı “Şahbaba” adlı kitabında “Atatürk’ü, Vahdettin’in Anadolu’ya gönderdiğini” kanıtlamak için birçok belge yayınlamıştır.
Bardakçı’nın “yeni bir şey keşfetmiş gibi” davranması çok anlamsızdır; çünkü Atatürk’ü, Vahdettin’in Anadolu’ya gönderdiği zaten bilinen bir gerçektir. Bu gerçeği 1926 yılında bizzat Atatürk, Falih Rıfkı Atay’a açıklamıştır.
Atatürk, Damat Ferit Hükümeti’nin, Padişah Vahdettin’in ve İngilizlerin bilgisi dahilinde hatta “İngiliz vizesiyle” Anadolu’ya geçmiştir. Evet! Atatürk’ü Padişah Vahdettin Anadolu’ya göndermiştir! Burada kilit soru şudur? Peki ama niye göndermiştir? Git Kurtuluş Savaşı’nı başlat, düşmanla savaş diye mi? Yoksa git, bölgedeki karışıklıkları önle, asayişi sağla diye
mi?
Cevap bulunması gereken soru “Atatürk’ü kim gönderdi?” sorusu değil, “Atatürk niye gönderildi?” sorusudur.
Vahdettin, Atatürk’ün Anadolu’ya gönderilmesindeki son halkadır. Her şey İngilizlerin isteğiyle başlamıştır. Atatürk, kabinedeki ve genelkurmaydaki nüfuzlu arkadaşlarını devreye sokarak atamasını yaptırmış, yetkilerini genişletmiş, Damat Ferit’i ikna ederek ve stratejik hamlelerle İngilizleri “uyutarak”, Anadolu’ya geçmeyi başarmıştır. Vahdettin, sonradan bizzat itiraf ettiği gibi, hükümetin yaptığı atamayı sadece onaylamıştır; hepsi bu!

ondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. Maddesi’ne göre, “Karışıklık çıkan yerler İtilaf devletleri tarafından işgal edilecektir”. Bu maddeye dayanarak Anadolu’da birçok yeri işgal eden İtilaf devletleri, “karışıklık çıkmaması” konusunda birçok kere ağır bir dille hükümeti uyarmıştır. İngilizlerin emperyalist emelleri açısından Karadeniz bölgesi ve Kafkaslar çok önemlidir; çünkü Kafkaslardaki doğal kaynakları ve Hindistan ticaret yolunu kontrol etmenin biricik yolu bu bölgeyi kontrol etmektir. Kafkaslara ve Güney Asya’ya açılan bir koridor durumundaki Karadeniz bölgesi ve Karadeniz limanları İngilizleri çok fazla ilgilendirmektedir. Bu nedenle İngilizler, 26 Aralık 1919’da Batum’u işgal etmişler ve o bölgedeki 9. Ordu’nun terhisi ve silahların teslimi işlerinin yavaş gittiği gerekçesiyle bu ordunun komutanı Yakup Şevki Paşa’nın görevinden uzaklaştırılıp, yerine emirleri uygulayacak birinin getirilmesini istemişlerdir.[7]
İstanbul hükümeti hiç zaman kaybetmeden İngilizlerin bu isteğini yerine getirmiştir. İngilizler, Ermenilerin yaşadığı doğudaki altı ille de özel olarak ilgilenmişlerdir; çünkü Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 24. maddesine göre bir karışıklık durumunda oralar işgal edilebilecektir.
İngilizler, Mondros Ateşkes Antlaşmasından hemen sonra Kafkaslardan, Doğu illerinden ve Karadeniz’de özellikle Samsun’dan şikayet etmeye başlamışlardır. Mütareke döneminin en huzursuz ve karışık yerlerinden biri Samsun’dur. Bu karışıklığın temel nedeni bölgenin etnik yapısı ve Pontus Rum çetelerinin faaliyetleridir. Rum çetelerine karşı kurulan Türk çetelerinin çatışmaları, mütarekenin başından beri İngilizlerin dikkatini çekmiştir.[8]
İngiliz Calthorpe ve Amet 1918 Kasım sonlarında, “Samsun’da mütareke hükümlerinin henüz uygulanmamış olduğunu ve Hıristiyanları toptan öldürmek için Müslüman ahalinin silahlandırıldığını” iddia etmişlerdir. [9]
Ocak’ta Amerikan Tobacco Company, Londra’ya gönderdiği bir raporda “Bütün Müslümanların ve özellikle köylülerin silahlandırıldığını” bildirmiştir. Bunun üzerine Forcign Office, “Bu durumun gemi veya silah gönderilerek düzeltilmesi için gerekli tedbirin alınıp alınamayacağını” sormuştur.Bu soruya Webb, 13 Ocak’ta, “Normal şartlara dönüş için bütün bölgenin tamamıyla silahsızlandırılması gereklidir. Bu da ancak büyük bir askeri kuvvetle yapılabilir” şeklinde cevap vermiştir.[l0]

By admin

kocaeli escort şişli escort şişli escort bayan ataşehir escort beylikdüzü escort escort ankara escort ankara escort izmir escort bayan izmir escort cialis istanbul evden eve nakliyat kartal escort pendik escort bayan izmir escort jigolo istanbul escort bayan maltepe escort istanbul escort bahis siteleri mobilbahis bets10 canlı bahis siteleri jojobet canlı bahis siteleri canlı bahis siteleri canlı bahis siteleri casino siteleri konya escort adana escort türkçe altyazılı porno adana escort mersin escort mersin escort türkçe altyazılı porno hd porno izle türkçe altyazili porno izmir escort escort bodrum escort türkçe altyazılı porno bodrum escort bayanlar bodrum escort kızları bayan bodrum escort porno izle bodrum escort escort bayan bodrum escort porno izle hd porno escort bayan türkçe altyazılı porno türkçe altyazılı porno Adana Escort
Antalya Escort
Antep Escort
Denizli Escort
Bursa Escort
İzmir Escort
Konya Escort
Malatya Escort
Mersin Escort
Ankara Escort
sakarya escort türkçe altyazılı porno türkçe altyazılı porno maltcasino grandbetting betnano mroyun mersin escort